Aziz ve muhterem Mü’minler…
Hiç istisnasız, hepimiz sabah kalkınca, evimize girip çıkarken, herhangi bir işe başlarken besmele-i şerifeyi söyleyerek Rabbimizi anarız…
İşte bu besmelede, Rabbimizin Esmaul Hüsna’sından iki kelime vardır ki sadece besmelede değil, her namazda başta fatiha olmak üzere bir çok sure içerisinde de tekrar tekrar okuruz..
Bunlar; Rahman ve Rahim ismi şerifleridir. Bu isimler Allah’ın Kâinattaki tüm yarattıklarına karşı son derece merhamet ve şefkat sahibi olduğunu ifade eder.
Hutbemizin başındaki ayeti kerimede de; “De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?”, “Allah’ındır” de. O, rahmet etmeyi kendi üstüne yazmış (yani, merhameti kendisine prensip edinmiş)tir. Sizi elbette varlığından şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır…buyurulmaktadır…(En’âm, 12)
Dolayısıyla, yeryüzünde Allah’ın halifesi, yani azametinin bir temsilcisi olan biz insanların kalplerinde olan merhamet ve şefkat duyguları da onun bu özelliklerinin yansımasıdır… Bize düşen de bu duyguları Allahın hoşuna gidecek şekilde tüm canlılara karşı merhamet ve şefkat olarak ortaya koymamızdır…
Peygamberimiz Hz. Muhammed SAV. Bu konuda bizlere yaşantısıyla hem örnek olmuş, hem de tavsiyelerde bulunmuştur…
O, ümmetine sadece insanların birbirine karşı değil, tüm mahlûkata ve diğer canlılara karşı da merhametli olmasını emretmiştir…
Bir hadis-i şerifinde de; “Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse, ondan kuş, insan veya hayvan yerse, bu onun için sadaka olur”1 buyurarak, Allah’ın verdiği güzellikleri bencilce tüketmek yerine, onları artırmanın ve diğer canlılarla da paylaşmanın sevabını ve gerekliliğini dile getirmiştir…
Aynı şekilde; “Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler..."2buyurmak suretiyle Allah’ın merhamet ve şefkatini isteyen herkesin kâinatta diğer canlılara merhamet etmeleri gerektiğini her fırsatta açıkça dile getirmiştir
Bir kadının kedisini odaya kapatıp aç bırakması nedeniyle ahrette ceza çekeceğini bildiren peygamberimiz, asla bir canlıya eziyet vermeye razı olmamıştır…
Hz. Peygamber bir gün, yüzüne damga vurulmuş bir merkebin yanından geçti. Hayvanın bu haline çok acıdı ve üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Bu hayvanı yüzünden dağlayana Allah lanet etsin.”3
Muhterem Mü’minler,
Allahın rahmetine ve Peygamberin şefkatine her zaman muhtaç olan bizler, bizim şefkatimize muhtaç olan canlılara, hayvanlara eziyet vermeyelim… Onlara gücünün üzerinde yük yüklemeyelim. Ayrıca, birazcık uğraşma zahmetine katlanmayalım diye yaktığımız anızların içinde cayır cayır yanarak can veren binlerce böcek ve canlı türünün ahirette bizi Rabbimizin huzurunda rahmetten mahrum bırakacağını unutmayalım.
Çünkü Hz. Peygamber SAV., “Haksız yere bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır.”4 buyurmaktadır.
Unutmayalım ki başkalarının canına eziyet edenler Kıyamette bu hakları ödemeden asla cennete ulaşamazlar…
1 Buhârî, Hars ve Muzara’a, 1, (III, 66); Müslim, Musâkât, 2, (II, 1188).
2 Tirmizi, Birr 25/16 (IV, 342).
3 Müslim, Libas, 37/29 (II, 1673).
4 Nesâi, Dahâyâ, 43/42 (VII, 239).
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


