لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً
Muhterem Müminler!
İnsanoğlunun dünyaya gönderilişinin temel amacı, baş başa bırakıldığı sınavı başarıyla bitirmesidir. Kuşkusuz bu sınavı başarabilmesi, hakkı batıldan, iyiyi kötüden ve güzeli çirkinden ayırt edebilmesine bağlıdır. Bunun gerçekleşmesi de ancak Yüce Yaratıcının görevlendirdiği peygamberler sayesinde mümkün olabilir.
Değerli Müslümanlar !
Peygamberimiz insanlığın en sancılı döneminde gönderildi. Mücadelesini en zor iklimin hâkim olduğu bölgede sürdürdü. Doğru inanç ve düşünce temellerinden uzak, ahlak yönünden kokuşmuş, yozlaşmış insanlar arasında Hakk'ı hayata geçirmeye çalıştı. Birbirini boğazlayan insanları bir araya getirdi. Düne kadar birbiriyle düşman olan insanlardan kardeşlik duygularıyla dopdolu bir topluluk oluşturdu. Aralarındaki ihtilafları sona erdirdi ve ebediyen onları kardeş yaptı.
Sevgili Peygamberimiz; doğruluk ve sadakatte, hak ve adaleti tatbikte, hilim ve hayâda, ilim ve cesarette ideal insanlar yetiştirdi. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali radıyallahu anhüm ufuk insanlar bunlardan birkaçıdır.
Aziz Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (as)’ın insanlığa takdim ettiği ilk hayat iksiri, inançtaki sapmalara dikkat çekmekti. İlk vahiyle karşılaşan Mekke ahalisi, Allah’ı tanıyor, onu yaratıcı olarak biliyordu. Ama O’nun yanında, putlardan yardımcılar ve ortaklar olması gerektiğine de inanıyorlardı. Katıksız, saf “tevhid” inancını insanlık kaybetmişti. Halbuki gelmiş-geçmiş bütün peygamberler tevhidi öğretmiş, bir tek Allah’a ibadet etmenin doğru inanış olduğunu ilan etmişlerdi. Peygamber Efendimiz (as) bu gerçeği insanlığa bir daha şöyle hatırlattı: “De ki: O, Allah birdir. Allah(hiçbir şeye muhtaç olmayan, aksine her şey kendisine muhtaç olan) sameddir O, doğurmamış ve doğmamıştır. O’nun hiçbir dengi yoktur.” (1) Bu inançla çok tanrılı inanışlara son verilerek, alemlerin yegane sahibi Allah’a inanılmalı ve Ona ibadet edilmeliydi. Öyle de oldu.
Muhterem Müminler!
Peygamber(sav)’in insanlığa sunduğu en önemli hayat iksirlerinden birisi de, tamamen şirazesinden çıkmış bulunan adalet ve emanete riayet terazisini yeniden işler hale getirmek olmuştur. Mal, can, ırz ve namus mefhumlarının heder edildiği ve yok sayıldığı bir çağda gelerek, yeniden insanlığa insanlık onurunu öğreten Efendimiz (as) adaleti uygulama noktasında “Kızım Fatıma da olsa, Allah emrini uygulamaktan vazgeçmem” (2) düsturu ile hareket etmiş ve her türlü haksızlığa karşı çıkmıştır.
Bu konu Kur’an- Kerimde da şöyle anlatılmaktadır. “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder...” (3)
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (as) insanlar arasında renk, ırk, cinsiyet ve sınıf farklılıklarını kaldırarak gerçek kardeşliği tesis etmiştir. Eşraf ile avam, hür ile köle, beyazla siyah, kadın ile erkek, yerli ile yabancı hiç bir ayırıma tabi tutulmadan, insanların yanyana yaşadığı huzur toplumunu oluşturmuştur. Çünkü O, sadece mü’minler için değil; tüm alemler için rahmettir. O’nun tebliğinde herkesin ve her şeyin hukuku muhafaza altındadır.Günümüz toplumunun sevgili peygamberimizin bu uygulamalarından alacağı çok şeyler vardır. Başta okuduğum ayeti kerimede şöyle buyrulmaktadır: Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.(4)
Hutbemi Peygamber(sav)’in veda hutbesinden bir bölümle bitiriyorum “Ey insanlar; Canlarınız, mallarınız, namuslarınız her türlü tecavüzden korunmuştur. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Cahiliye devrinde güdülen Kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı vasiyet ederim. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz helal değildir. Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah katında en kıymetliniz takvası çok olanınızdır. Arabın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir” 5
____________
1-İhlas Suresi 1-4
2- Riyazüssalihin Trc. C.3, No: 1802
3-Nisa Suresi, 58
4-Ahzab 21
5-Veda Hutbesinden
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


