وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّهِ
Değerli Müslümanlar!
İnancın hayata yansıması olan ibadetlerimiz, Yüce Yaratıcı ile aramızdaki en sağlam ve en güzel bağdır. Bu ibadetlerden birisi de umredir. Umre; belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip Kebeyi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında Say yapıp tıraş olduktan sonra ihramdan çıkılarak yapılan bir ibadettir.[1]
Bütün ibadetlerde şart olduğu gibi umre ibadetinde de ilk şart, Allah rızası olmalıdır. Yüce Rabbimiz bir ayette: “Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın.”[2] buyurmaktadır. Sevgili Peygamberimiz(s.a.s.)’de :“Umre, daha sonraki umreye kadar ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir. “[3] buyurmuştur.
Kıymetli Müminler!
Umre çok önemli bir ibadettir. Bu yüzden âlimler umreye ‘Küçük Hac” demişlerdir.[4] Umrenin belli bir zaman yoktur, her zaman yapılabilir. Ramazan ayında yapılması ise mendup ve daha faziletlidir.[5] Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur :“Ramazan ayında yapılan umre bir hacca denktir.”[6]
Umreyi kendi adımıza yapabileceğimiz gibi yaşayıp da umreye güç yetiremeyen veya vefat etmiş olan anne ve babamız içinde yapabiliriz.[7]
İmkânı olan Müslüman bir kimsenin, ömründe bir defa umre yapması sünneti müekkededir. Sevgili Peygamberimizin ve ashabının yaşadığı mekânları görmek, yürüdüğü yerlerde yürümek, O’nun soluduğu havayı solumak, O’nun ve ashabın kabirlerini ziyaret etmek, namaz kıldıkları mescitte namaz kılmak, her müslümanın özlemidir, sevdasıdır.[8]
Muhterem Müslümanlar!
Hac için yüz binlerce kişinin sıra beklediği ve ikinci defa hacca gitmenin zorlaştığı göz önüne alınarak durumu müsait olanların umreye yönelmeleri daha kolay olacaktır. Nitekim ecdadımız Peygamber sevgisine ve sevaba nail olma uğruna Allah’a misafir olmayı ve Resulüllah’ı ziyaret etmeyi izzet ve ikbal kabul etmişlerdir.[9]
İşte Diyanet İşleri Başkanlığımız sizi özlemlerinize ve hayallerinize kavuşturmak, bu yolculuk esnasında Kur’an ve sünnet ışığında, bidat ve hurafelerden uzak, doğru bilgi ekseninde, deneyimli kadrosu ile rehberlik etmek için umre sezonunu açmış ve kayıtlara başlamıştır.[10] Bir nebze olsun hasretimizi azaltmak, anamızdan doğmuşçasına günahlarımızdan arınmak, taptaze ruh ve bedenle ülkemize dönmek için kayıt yaptırmada acele edelim.[11] Bu kutlu yolculuktan istifade etmek ve bilgi almak için Din Görevlilerimize, İl ve İlçe Müftülüklerimize başvurabilirsiniz.
Bu duygu ve düşüncelerle umreye niyetlenen kardeşlerimizin yapacakları umre ziyaretlerinin Allah katında arınmalarına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Hutbemi bir hadisi şerifle bitirmek istiyorum : “Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, o beni hayatımda ziyaret etmiş gibidir.”[12]
1-Zonguldak İl Müftülüğünün 05.02.2010 tarihli hutbesi.
2-Bakara, 2/196.
3-Tirmizi , “Hac”, 90.
4-Aksaray İl Müftülüğünün 29.01.2010 tarihli hutbesi.
5-Mardin İl Müftülüğünün 05.02.2010 tarihli hutbesi.
6-Kütüb-i Sitte, c.4, Hadis no: 1169.
7-Erzincan İl Müftülüğünün 29.01.2010 tarihli hutbesi.
8-Muğla İl Müftülüğünün 03.08.2007 tarihli hutbesi.
9-Mersin İl Müftülüğünün 05.02.2010 tarihli hutbesi.
10-İstanbul İl Müftülüğünün 30. 01. 2009 tarihli hutbesi.
11-Rize İl Müftülüğünün 06.02.2009 tarihli hutbesi.
12-Et Tac, 2;190, Mecmaü'z; Zevaid,3;666 Hadis No: 5843.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


