Hutbeler.net

Hutbeler.net

Hutbe: Nasihat ve Öğüt

e-Posta Yazdır

وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرَى تَنفَعُ الْمُؤْمِنِينَ

Muhterem Müslümanlar!

İnsanın ve toplumun kazandığı faziletler ezelî olmadığı gibi ebedî de değildir. Bu faziletlerin fert ve toplum düzeyinde korunması ve devamının sağlanması gerekir ki bunun en etkili yolu nasihattir. Nasihat; öğüt vermek, iyi ve hayırlı işlere davet etmek, kötü ve şer olan şeylerden nefyetmek demektir. Yüce Kitabımız Kuran’ın: "Allaha davet edenden daha güzel bir iş yapan kim olabilir"1 hitabı, dinimizde insanlara nasihat etmenin en üstün bir görev olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zaten Kuran’ı Kerim’in bizzat kendisi nasihattir. Bir ayette: "Ey insanlar! Size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir "2 buyrulmakta, başka bir ayette ise; "Hatırlat, umulur ki bu hatırlatman müminlere yarar sağlar"3 buyrularak nasihatin yararına dikkat çekilmektedir. Yine Asr süresinde de insanlığa emirle beraber nasihatler vardır; “Asra andolsun ki İnsanlık hüsrandadır. Ancak iman edip Salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”4

Aziz Cemaat!

Bu vazife çok ehemmiyetli olduğu kadar aynı zamanda çok ağırdır. Bu konuda Efendimiz (SAV): “İnsanların cefasına katlanarak onların arasında bulunan mümin, onlardan ayrı durup, cefalarına katlanmayan müminden daha çok sevap kazanır."5 Buyurmaktadır. Evet, dini hayattan uzaklaşmış bir toplumda bulunup da doğruyu ve iyiyi insanlara anlatabilmek, bir kenara çekilip kendini ibadete vermekten daha üstün bir ibadettir. Eğer nasihat ve öğüt, şahsî ibadetlerden daha üstün olmasaydı, Allah Resulü (SAV) evinden dışarıya çıkmaz, daima ibadetle meşgul olur ve insanların arasına hiç girmezdi. Oysa O: "Ey örtüsüne bürünen Nebi! Kalk ve insanları uyar!"6 Emrine muhatap olmuştur. Evet, din bütünüyle nasihattir. Allah Resulü (SAV), ashabına: "Din nasihattir" deyince sahibiler: "Kimin için (nasihattir)?" diye sormuş,

Efendimiz (s.a.v) de: "Allah için, Kitabı için, Peygamberi için, Müslümanların imamları için ve bütün Müslümanlar içindir"7 cevabını vermişti. O halde mümin, durup dinlenmeden Rabbini, Rasulullah’ı (s.a.v) ve Rabbinin kendisine gönderdiği Kuran-ı anlatacaktır. O Kuran ki, İslâm âlemi, ne zaman ona sarılmış ve onun hükümlerini içine sindirerek yaşamışsa, hep zirvelerde dolaşmış; ne zaman da elini ondan gevşetmişse derbeder olmuştur.

Değerli Müminler!

Yürekleri fethetmenin en güzel ve etkili yolu nasihattir. Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle8 ve özelliklede öğütlediği şeyleri bizzat kendisi yaşayarak çağıran bir Müslüman, doğru yolu bulmalarına vesile olduğu şahısların bütün sevaplarının tamamına denk sevap kazanmaktadır. Bunun manası şudur: Diyelim ki siz, bir insanı namaz, oruç, zekât veya güzel ahlak gibi mevzularda ikna ettiniz ve o şahsın bu amelleri işlemesine vesile oldunuz. Şimdi o şahsın işlediği ve işleyeceği bütün bu amellerden hasıl olan sevabın bir misli de size kaydedilecektir. Zira Söz Sultanı (SAV): "Bir hayra delâlet eden onu işleyen gibidir"9 buyurmaktadır.

Muhterem Kardeşlerim!

Hepimizin nasihate ihtiyacı vardır. Bazılarının‚ "Nasihate karnım tok‚" dediği gibi tutarsız ve duygusuz olmamalıyız. Unutmayalım ki bu kutsi vazife sayesinde bugün binlerce insan hak yolu bulmanın şerefine ve İslam’ın nurlu yoluna girmektedir.


1-Fussilat 41/33

2-Yunus 10/57

3-Zâriyat, 51/55

4-Asr 103/1-3

5-Tirmizi, Kıyamet 55; İbn-i Mace, Fiten 23.

6-Müddessir, 74/1,2

7-Buhari, İman 42; Müslim, İman 95.

8-Nahl 125

9-Tirmizi, İlim 14.