Hutbeler.net

Hutbeler.net

Hutbe: Eşlerin Karşılıklı Hak ve Sorumlulukları

e-Posta Yazdır

وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذى عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ وَاللّٰهُ عَزيزٌ حَكيمٌ

Muhterem Müslümanlar!

Dinimiz aileye büyük önem vermiştir. Aile, hem huzur bulduğumuz bir ortam, hem soyumuzun devamı için bir vesile, hem de fert ve toplumu kötülüklerden uzak tutan bir kurumdur. Böyle önemli bir kurumu ayakta tutmak ve onun devamlılığını sağlamak da şüphesiz eşlere düşmektedir. Rabbimiz bizleri başıboş yaratmadığı gibi yuva kuran anne ve babalar olarak da başıboş olarak bırakmamış, evlilik konusunda bizlere birtakım sorumluluklar yüklemiştir. İşte bizler bu sorumluluklarımıza ne kadar çok sahip çıkar, eşlerimize ve çocuklarımıza karşı görevlerimizi yerine getirirsek o oranda hem bu dünya hem de ahiret ile ilgili imtihanı kazanmada başarılı oluruz.

Öyleyse Eş olarak Koca, Allah’ın emanetine nasıl değer verilmesi gerekiyorsa hanımına da öyle değer vermeli, yine bir eş olarak Hanım da, kocasına karşı Allah’ın emanetinin şanına şerefine yaraşır şekilde davranmalıdır.

Muhterem Kardeşlerim!

Ailede devamlılık esastır. Dinimiz, evlenip yuva kurmayı emrederken, ailenin dağılmasına sebep olacak söz ve davranışlardan sakınılmasını istemiş, gereksiz yere ve geçici zevkler uğruna boşanıp aile yuvasını bozmanın yanlış, bir davranış olduğunu bildirmiştir. Eşlere düşen en önemli görev, birbirlerine sevgi ve saygı ile bağlanmak, temelini birlikte atarak kurdukları bu yuvayı titizlikle korumaktır.

Değerli Kardeşlerim!

Evlenirken eşimize mehrini vermek, Nikâh kıyıldıktan sonra da eşimizin nafakasını yani yiyecek, giyecek ve barınma gibi normal ihtiyaçlarını karşılamak, ona huzurlu bir hayat sunmak, imkanlarımız ölçüsünde bizim sorumluluğumuzdadır.

Ailenin namus ve şerefini korumak, evini ve malını muhafaza etmek, harcamalarına dikkat etmek ve israftan sakınmak, eşinin meşru isteklerini yerine getirmek, eşinden gücünün üstünde bir şeyler istememek gibi şeyler de kocanın haklarındandır.

Eşler olarak bizler, karşılıklı hak ve sorumluluklarımıza riayet ettiğimiz gibi, birbirimize karşı sevgi, saygı, sadakat, acıları ve sevinçleri paylaşma, fedakârlık gibi ortak değerleri de tesis edebilirsek mutlu olmayı başarabiliriz. Ayrıca böyle bir yuvada yetişecek olan çocuklarımızın da mutlu ve sağlıklı olacaklarını gözardı etmeyelim. Yıllarca süren evliliklerde bazen ufak tefek huzursuzluklar olabilir. Böyle durumlarda birbirimize karşı anlayışla yaklaşarak affedici bir tavır ortaya koymamız, bu tür tatsızlıkların kolayca ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

Muhterem Müminler!

Aile yuvasının, Allahın rızasının kazanıldığı bir yer olduğunu unutmayalım. Eşimizin mutlu olmasının kendi mutluluğumuzu artıracağını bilelim. Evliliğin çıkar için, karşıdakini ezmek, aşağılamak, üstünlük taslamak için değil; hayatın sevinç ve güzelliklerini paylaşmak, üzüntü ve zorluklarına birlikte karşı koyabilmek için yapıldığını asla aklımızdan çıkarmayalım. Mutluluğu arayan değil de mutluluk ve huzur veren bir eş olmanın gayretiyle aile hayatımızı devam ettirmeye çalışalım. Yüce Peygamberimiz (s.a.v) “Müminlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakça en güzel olanlarıdır, hayırlılarınız da kadınlarına iyi davrananlarınızdır”2 buyurmuştur. Yüce Rabbim bütün ailelerimize ebedi huzur ve mutluluklar ihsan eylesin!


1-Bakara 2/227
2-Tirmizi, Rada,11