Muhterem Müslümanlar!
Ramazan ayının son günlerine yaklaşmanın üzüntüsünü hissederken, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ne kavuşuyor olmanın sevinç ve heyecanını yaşıyoruz. Zaman ve mekânlar; kendilerinde meydana gelen önemli olaylarla değer kazanırlar
. Kadir Gecesini bu derece değerli kılan en önemli sebep de, Kur’an-ı Kerim’in bu gece indirilmeye başlanmış olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu gece hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (1)
Aziz Mü’minler!
Kadir Gecesini gereği gibi anlayıp hakkıyla değerlendirmenin yolu, Kur’ân-ı Kerîm’in eşsiz mesajlarını anlamaktan geçer. Bu itibarla, Kadir Gecesi; Kur’ânın ve sünnetin öngördüğü fazilet ilkeleri doğrultusunda yaşama ve her türlü kötülüğü terk etme vesilesi kabul edilmelidir. Zira insanlara dünya ve âhiret mutluluğunu sağlamayı hedefleyen ve bizi üstün ahlâkî değerlere yönelten Kur’ân’dır. Onun getirdiği ilke ve prensiplerin özünde aydınlık, hoşgörü, dostluk ve kardeşlik vardır.
O, insanlar arasında sevgi, yardımlaşma, kardeşlik ve huzuru sağlayacak; fert ve toplum planında pek çok ahlâkî ve sosyal problemin hak ve adalet çerçevesinde çözülmesine ışık tutacak ve insanlara gelişme yollarını göstererek onları geleceğe hazırlayacak İlâhî ölçüleri içeren bir kitaptır. Kur’ân’ın bu özelliği, “Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”(2) ayetiyle dile getirilmektedir.
Değerli Kardeşlerim!
Sayısız manevî güzelliğin yaşandığı ve mükâfatların sınırsız olarak verildiği bu gecede; geçen günlerimizi sorgulamalı, kendimizle hesaplaşmalı, iyi ve güzel davranışlarımızı geliştirmeye, kötü davranışlardan uzaklaşarak kalbimizdeki manevî kirleri temizlemeye çalışmalıyız.
Bu gece; Yüce Allah’ın bizlere doğru bilgi ve doğru anlayış vermesi, doğruyu bulduktan sonra da kalplerimizi saptırmaması ve bizi affetmesi için dua edelim. Acı ve sıkıntı içindeki yüzlerin gülmesi ve gözyaşı dökerek yaşamak zorunda kalan insanların kurtuluşu için neler yapabileceğimizi düşünelim. Sevgili Peygamberimiz, “Faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan bekleyerek bu geceyi ihya edenlerin, geçmiş günahlarının bağışlanacağı müjdesini vermiştir.” (3)
Hutbemizi, Peygamber Efendimizin duası ile bitirelim. “Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” (4)
1- Kadr, 97/1-5.
2- İsrâ, 17/9.
3- Buhârî, “Fadl-u Leyleti’l-Kadr”, 1.
4- Tirmizî, “Deavât”, 84.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


